Gösterime Giris Tarihi: 22 Nisan 2005
Böceklerin dünyasini gözler önüne seren “Microcosmos” filminin yaraticilari, bu kez yaradilisin sirlarini arastiran yeni bir belgeselle izleyici karsisinda. Film, temelini bilim adamlarinin gözüyle Darwin`in yaradilisla ilgili düsüncelerinden aliyor.
Mizahi ciddiyetle, masumiyeti bilgelikle birlestiren bir Afrikali griot, masal ve fablin dilini, evrenin ve yildizlarin dogusuyla, gezegenimizin hararetli baslangici ve dünyada hayatin ortaya çikisiyla iliskilendiriyor.
Afrika kitasinin hafizasi olarak tanimlanan griotlar, kabilelerin sözlü tarihini ve geleneklerini kusaktan kusaga aktaran kisiler. Krallara ve kabile seflerine danismanlik ediyor, törenleri idare edip, kisiler ve aileler arasindaki sorunlarda hakemlik ediyorlar. Bu kisiler ayrica sanatçi, müzisyen, sarkici, dansçi ve masalcidir.
Ama “Yaradilis: Büyük Sir”da (Genesis) anlatilan gerçek bir hikaye, hepimizin hikayesi. Bize zaman, madde, dogum, ask ve ölümden söz ediyor. Hayvanlarsa, bu modern ve hatta zamansiz yaradilisin bas oyunculari.
Filmdeki kimi görüntüler, örnegin deniz atlarinin sehvetli bir sekilde dans edisleri, dünya tarihinin “ilk flört”ünün seyredildigi duygusunu yaratiyor. Fetüsün filme çekilmesi, civcivin yumurta içindeki gelisimi gibi görüntüler, filmi teknik açidan da hayret verici hale getiriyor.
Filmin kurgusal boyutu ise, izleyicileri geleneksel doga belgesellerinden ayirip büyüleyici bir destana çagiriyor. Görkemli sahneler arasinda çiftlesen örümcekler, asik kurbagalar, samuray gibi kabuklariyla harika gözlü bir güzel için dövüsen yengeçler yer aliyor.
|